Merhaba ve Buradan İtibaren, Her Pazar!
Bir tohumu toprağa ektiğinizde bitkiyi görmek sabır ister. Zaman yavaşladı sanarız çoğu zaman ama toprağın altında hareketlenme çoktan başlamıştır aslında.
Bu blog da öyle başlıyor. Bugün, bu ilk satırlarla. Köklenerek, günden güne daha da büyüyecek.
Kuk Peyzaj, on üç yıldır toprağa hayat veren bir aile. Hikâyenin başında, ziraat mühendisliği bilgisini doğaya adamış bir kadın ve onun ailesi var. O günden bugüne aile büyüdü, bilgi derinleşti, binlerce bitki yeni evlerine uğurlandı. Ama temelde duran inanç hiç değişmedi; bir bitki, ancak onu gerçekten tanıyan ellerde sağlıklı kalır. İşte bu yüzden burada her saksının arkasında bir bilgi, bir emek ve mutlaka bir "neden" var.
Ben Ayşenaz. Mesleğim peyzaj mimarlığı ama doğrusunu isterseniz Kuk Peyzaj'da tek bir işin değil, işin neredeyse her yerindeyim. Hangi bitkinin koleksiyona gireceğini seçiyorum. Onları sizin için seçip anlatıyorum. Sosyal medyada karşınıza sıklıkla çıkıyorum ve bir sorunuz olduğunda mesajınıza cevap yazıyorum. Evet o kişi benim. Yani bu markayı hem mağaza tarafından hem de sizin tarafınızdan tanıyorum. Bu köşede her pazar size yazacak olan ben olacağım. Markanın on üç yıllık bir geçmişi var; yazdığım her şeyin altında da o yılların biriktirdiği sağlam bilgi duruyor.
Belki bizi yalnızca güzel bitkiler gönderen bir yer olarak tanıyorsunuz. Doğru, ama hikâyenin tamamı bundan ibaret değil. Buradaki hiçbir bitki rastgele seçilmiyor; en ince ayrıntısına kadar özenle ve şefkatle bakan ellerin arasından geçerek size geliyor.
Bizim için işin en kıymetli kısmı, bir bitki kapınıza geldikten sonra başlıyor. Onu darbelere karşı özenle paketliyoruz; ama asıl mesele, o bitkinin sizin hayatınızda kalıcı olması. Işık, sulama ve konum konusunda satıştan sonra da yanınızda olmamızın sebebi bu. Bu blog da tam o "sonra"nın bir parçası.
Burada amacım size bitki satmak değil- elbette satın alsanız sevinirim- amacım size bitkilerin her birinin karakterini anlatmak. Bir bitkinin neden o pencereyi sevdiğini, bir bahçenin nasıl nefes aldığını, toprağa dokunmanın zihnimizdeki etkilerini.
Çünkü şuna inanıyorum: insan, anladığı şeye daha iyi bakar. Bir bitkiyi neden suladığınızı bildiğinizde, onunla aranızda bambaşka bir bağ kuracaksınız. Korku gidecek, yerine merak gelecek. Benim niyetim de bu merakı beslemek.
Bu köşe tek bir konuya sıkışmayacak ve tıpkı bir bahçe gibi, mevsime ve havaya göre değişecek. Bir hafta:
Yani burası biraz atölye, biraz sohbet, biraz da pencere kenarında bir fincan kahve olacak.
Her şeyin bir ritmi var. Bahçenin de, yazının da. Ben de bu köşeyi bir ritme bağlamak istedim.
Her pazar burada olacağım. Haftanın yavaşladığı, insanın biraz nefes aldığı o güne yakışır diye düşündüm. Toprağa, yeşile, kendinize dönmek için pazardan iyisi yok. Kahveniz elinizde, telefonunuz ya da bilgisayarınız önünüzde; biz de burada, birkaç paragraf eşliğinde sizlerle.
Bir yorumla, bir soruyla, hatta penceredeki bitkinizin bir fotoğrafıyla bana eşlik ederseniz çok mutlu olurum. Burası bizim kadar sizin de köşeniz olsun istiyorum.
Gelecek pazar görüşmek üzere.🌿
-Ayşenaz. <3